HAYATIMIZ SINAV
SINAV! Bu kelime küçük ya da büyük hepimizi biraz olsun
endişelendirmiştir. Ehliyet sınavı, matematik sınavı fark etmez
hapsi insanda bir endişe duygusu uyandırır. Endişe akıl yürütme
ve soyut düşünme gibi zihinsel faaliyetleri bozar, performansı
düşürür. Bu etkileri nedeniyle de başarısızlığa yol açan en
önemli faktörlerden biridir. Oysa sınavlara doğru çalışma
alışkanlığı edinerek ve uygun şekilde hazırlanarak
korkularımızın çoğuyla baş edebiliriz.
İyi bir sınav hazırlığı için önce iyi bir bilgi
birikimine sahip olmalısın. Bilmediğin bir konuyu tekrar
edemezsin. İyi bir bilgi birikimi de ancak aşağıda belirtilen ‘’
olmazsa olmazları ‘’ yerine getirerek edinebilirsin.
ü
Dersi mutlaka derste dinleyerek öğrenmelisin. Derste
yakalanmadan konuşmak, arkadaşlarınla gizlice ortak bir şeyler
paylaşmak sana cazip gelebilir. Ama artık hayatta senin için
öncelikleri olanları düşünecek yaşa geldin. O halde özel
konularını tenefüse ertelemeye ne dersin? Unutma öğrenmen
gereken konuları tek başına öğrenemeyeceğin için okula
geliyorsun.
ü
O gün öğrendiğin konuları eve gidince, ödevlerine başlamadan
önce tekrarlamayı ihmal etme. O gün 8 saat boyunca okulda
kalarak öğrendiklerinin%80’ ini
ü
bu tekrarı yapmazsan unutacaksın. Zaman bu kadar kolay
harcanacak değil.
ü
Ödevlerini sadece öğretmene göstermek için yapma. Onlar senin
öğrendiğin konuları pekiştirmek için veriliyor. Ödevleri seni
amacına götürecek birer araç olarak değerlendir ve biriktirme.
Aslında okul seni gelecekteki amacına götüren bir araçtan
başkası değil.
ü
Ertesi gün anlayamadığın konuları mutlaka sorarak öğren.
Bilmediğin konuları öğrenmeden biriktirirsen yaptığın binaya
eksik tuğla koymuş olursun.
ü
Hafta sonlarında haftalık öğrendiğiniz konulara kısaca göz
atmayı ihmal etmeyin. Unutmayın! Günlük tekrar bilgileri bir
hafta beyinde saklar; haftalık tekrar ise bir ay daha unutmanızı
önler.
ü
Ara sıra aksamalar olsa bile mutlaka kendinize uygun plan
çerçevesinde çalışın. Bu size sistemli olayı öğreterek yaşamınız
boyu başarılı olmanızı sağlayacaktır.
İYİ BİR ZEKAYA SAHİP OLMAK ÖNEMLİ DEĞİLDİR. ÖNEMLİ OLAN ONU İYİ
KULLANMAKTIR.
DESCARTES
Sınav tarihlerine iki hafta kala zamanınızı sınava göre
düzenleyerek tekrar yapmaya ve eksik kaldığınız konuları
tamamlamaya başlayın.
SINAV TÜRLERİ VE DİKKAT EDİLMESİ
GEREKEN KONULAR
Yaşamınız boyunca çeşitli sınav türleri ile karşılaşırız. Her
sınav türünde nelere dikkat edeceğimizi bilir ve bunları
uygularsak başarımız artacaktır.
DOĞRU-YANLIŞ TÜRÜ SINAVLAR
·
Cümleyi dikkatle ve acele etmeden kelime kelime okuyun. Eğer
cümlenin bir kısmı yanlışsa , tümü yanlış demektir. Doğru bir
cümle olması için her parçanın doğru olması gerekir.
·
Belirsiz kelimelere dikkat edin. Bunların varlığı doğru bir
cümleyi doğru bir cümleyi yanlış yapabilir. Bu tür kelimeleri
önde gelenleri şunlardır: hepsi, her, herkes, her zaman, sadece,
asla vb.
·
İpucu kelimelere dikkat edin. Eğer bir cümlenin içinde bu tür
kelimeler varsa, o cümle genellikle doğrudur. Bunlara örnek
olarak sık sık ve genellikle verilebilir.
·
Yanlış yaptığınızdan emin olmadığınız sürece cevabınızı
değiştirmeyin. Genellikle ilk verilen cevap doğrudur.
·
Cümlenizi seçtiğiniz cevaba ekleyerek tekrar okuyun ve kontrol
edin.
UZUN
CEVAP GEREKTİREN SINAVLAR
·
Soruları dikkatle okuyun. Soruda verilen kelimelere dikkat edin.
·
Eğer soruda ‘’benzer yanları karşılaştır’’ diyorsa iki ya da
daha fazla şey, kişi yada olay arasındaki ‘’benzerlikleri’’
yazmalısın.
·
Eğer soruda ‘’farkları karşılaştır’’ diyorsa iki ya da daha
fazla şey, kişi yada olay arasındaki ‘’farkları’’ yazmalısın.
·
Eğer soruda ‘’açıkla’’ diyorsa, anlatmalı ve ya nedenler
sıralamalısın.
·
Eğer soruda ‘’belirt’’ diyorsa kısaca ama açık seçik bir şekilde
ana fikri tartışmalısın.
·
Eğer soruda ‘’kanıtla’’ diyorsa, gerçekler ve ayrıntılarla
destekleyerek bir görüşü ya da kuramı savunmalısın.
·
Eğer soruda ‘’çiz’’ diyorsa, bir tablo grafik ya da resim
çizerek bölümlerin adlarını yazmalısın.
·
Eğer soruda ‘’özetle’’ diyorsa fazla ayrıntıya girmeden ve ya
ilgisiz konulara değinmeden, düşünce ve görüşleri özetlemelisin.
·
Yazmadan önce düşüncelerini topla. Unutmaman gereken şeyleri not
al ve zamanını ayarla.
·
Soruyu cümle halinde ifade ederek ve ya kısa cevabını vererek
başla.
·
Açık cümleler kullan, yazının okunaklı olmasına dikkat et.
·
Her paragrafa o paragrafın ana cümlesi ile başla. Sonra olaylar
, ayrıntılar, gerçekler, kurallar, düşünceler ve görüşlerinle
paragrafı doldur. Asla gereksiz şeyler yazma.
·
Son paragrafın, cevabın tümünü özetler nitelikte olmalıdır.
·
Bitirdiğin zaman cevabını tekrar okuyarak kontrol et.
ÇOKTAN
SEÇMELİ SINAVLAR
·
Bir sınava başlamadan önce, başlayacağınız bölümü hızla gözden
geçirin. Böyle bir işlem testin yapısındaki ve soru sayısındaki
değişikliğe karşı uyanık olmanızı ve kendinizi değişikliğe karşı
uyanık olmanızı ve kendinizi değişikliklere karşı yeniden
düzenlemenizi sağlar.
·
Hız ve doğru cevap arasında doğru bir denge kurun. Hızlı ve çok
soru yapmak ve yanlışların çok olması gibi yavaş ve az doğru
soru yapmak da başarıyı düşürür. En doğrusu dikkatli, hızlı ve
az hata yapıncaya kadar sınav pratiği kazanmaktır.
·
Bir soruda belli bir süre geçtiği halde çözüme ulaşamazsanız
soruyu bırakın.
·
Her hangi bir soruyu zor gözüktüğü veya çok zaman harcandığı
endişesi ile denemeden geçmeyin. Yanına işaret koyun ve daha
sonra mutlaka deneyin.
·
Yanınızda mutlaka bir saat bulundurun ve zamanınızı ayarlayın.
·
Zihninizin dağılmasını önleyin. Eğer bölümler arasında kısa bir
dinlenme aralığı verebilirseniz dinlenin ama süreyi aşmayın.
·
Geçen zamanla aşırı ilgilenmeyin.
·
Sorulan soruya cevap olmayacak seçenekleri eleyin.
·
Cevaplar arsında ard arda aynı şıkkı işaretleyecek olursanız
cevaplarınızda yanlışlıktan endişe edebilirsiniz. Cevaplarınızı
kontrol etmelisiniz.
·
Cevaplarınızı cevap kağıdına gruplar halinde kodlayın. Örneğin
her sayfa bitiminde dinlenerek cevaplarınızı gözden
geçirebilirsiniz. Ama bu işlemi yapmanız için bütün sınavın
bitmesini beklemeyin, zamanınız yetmeyebilir.
·
Zor soruları, yapamadıklarınızı, atladıklarınızı soru kağıdına
ya da kitapçığa size özel işaretlerle belirtin ve daha sonra o
sorularla ilgilenin.
·
Bütün sınavlarda bazı güç sorular vardır. Bütün soruları doğru
cevaplama beklentisi içinde olmayın.
·
Özellikle ÖSS, Anadolu – Fen Liseleri sınavları gibi uzun süren
sınavlarda 30–40 dakikalık çalışma düzeni ile başarılı olunmaz.
En az birkaç defa gireceğiniz sınavın uzunluğunda deneme sınavı
cevaplandırarak alıştırma yapmalısınız. Yoksa 5 km. koşusuna 100
m. İle hazırlanan atlet gibi yarı yolda yorgun düşebilirsiniz.
SINAV
KAYGISI
Kaygı çoğu zaman korku, endişe, gerginlik, huzursuzluk, bunaltı
gibi kavramlarla ifade edilen durumu tanılamaktadır. Çaresizlik
sonucu bilememe gibi duyguları da beraberinde taşır. Sınav
kaygısı öğrenciler arasında oldukça sık rastlanılan ve
başarılarının düşmesine sebep olan faktörlerden biridir.
Yapılan araştırmaya göre üniversiteye giriş sınavına hazırlanan
öğrencilerin kaygı düzeyi, genel cerrahi hastalarının kaygı
düzeyinden daha yüksek bulunmuştur.
SINAV KAYGISI HAKKINDA
v
Yüksek sınav kaygılı öğrencilerin ifade ettikleri kuruntuların
basit bir kişilik özelliği olmadığı, bu kuruntuların
öğrencilerin sınav konusundaki yetersizliklerinden kaynaklandığı
görülmektedir.
v
Yüksek sınav kaygılı öğrencilerin problemi sadece bilgiyi sınav
sırasında hatırlayamamak değil, bundan önce bilginin yetersiz
öğrenilmesidir.
v
Yüksek sınav kaygılı öğrencilerin ders konularını öğrenmede,
okunacak konuların önemli yerlerini seçmede, bilgiyi kodlamada
güçlükler gibi öğrenmeyi sağlayan çalışma alışkanlıklarında
yetersiz oldukları görülmüştür.
v
Bir sınav için iyi hazırlanmış olma kişinin başarı beklentisini
arttırır. Sınava iyi hazırlandığını hisseden kaygılı bireyler,
sınava iyi hazırlanmadığını belirten kaygılı bireylere ve yine
sınava iyi hazırlanmadığını belirten düşük kaygılı bireylere
göre daha yüksek başarı göstermektedirler.
v
Düşük sınav kaygılı bireylerin daha etkili çalışma
alışkanlıklarına sahip oldukları ve akademik görevleri
ertelemekten kaçındıkları görülmektedir.
v
Öğrencilerin yetenekleri üzerinde akademik başarıya ulaşmak
istemeleri sınav kaygı düzeylerini arttırmaktadır.
v
Sınav kaygısıyla birlikte öğrenilmiş çaresizlik de öğrencinin
başarısıyla ilişkili olup, öğrenilmiş çaresizlik yaşayan
öğrencilerin başarı seviyelerinin düşük olduğu görülmektedir.
v
Sınav üzerinde düşünme, kendini olumlu değerlendirme kaygıyı
düşürüp sınavı kolaylaştırırken; sınav dışı düşünceler, sınavın
var olan ipuçlarını kullanamama kendine odaklanma ve kendini
olumsuz değerlendirme ise kaygıyı yükseltir ve sınavı
zorlaştırır.
v
Araştırmalarda sınav kaygısının kuruntu ve heyecan olmak üzere
iki boyutu ele alınmaktadır. Sınav esnasında öğrencinin
eksikliğini yansıtan zihinsel iç konuşmalar, söylenmeler ve
düşünceler kuruntu boyutunu, sınavın belirsizliğinden dolayı
artan fizyolojik değişmeler (kan dolaşımı ve nabız hızı artar,
solunum hızlanır, ağız kurur, renk soluklaşır, gözbebekleri
büyür, ter bezlerinin çalışması hızlanır vb.) ise heyecan
boyutunu oluşturur. Sınav kaygısı ve sınav için yeterince
hazırlanamadığını bilme kuruntuya yol açarken, sınav becerisine
sahip olma ve sınava iyi hazırlanma kuruntuyu azaltır, başarıyı
arttırır.
v
Yüksek sınav kaygılı öğrenciler, sınavda geçe zamanı tahmin
ettiklerinde, bu tahminin diğer öğrencilerin tahmininden önemli
derecede uzun olduğu, stres altında zihinlerinin karıştığı,
zamanı kötü kullandıkları için başarılarının düştüğü
saptanmıştır.
SONUÇ OLARAK; yüksek sınav kaygılı öğrencilerin, stresi yüksek
sınav koşullarında kaygı düzeylerinin yükseldiği, yeteneklerine
ve sınava olumsuz değer biçtikleri, sınav üzerinde harcanan
zamanın azaldığı, kuruntunun arttığı; bunların da başarı
üzerinde olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir.
SINAV
KAYGISINI AZALTMAK İÇİN
NELER YAPABİLİRİZ?
ü
Her şeyden önce sınav sizin kişiliğinizi ölçen bir araç değil.
Sınav derslerdeki bilgilerinizi ölçen eğitim aracıdır. O halde
etkin çalışma yöntemlerini kullanarak sınavları kolaylıkla
başarabilirsiniz.
ü
Herkesin kapasitesinin farklı olduğunu kabul ederek kendinizi
başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçin. Hayatınız boyunca çeşitli
alanlarda sizin geçtiğiniz ve ya sizi geçen insanlar olacaktır.
ü
Anne babanızın sizden beklentileri olmasını doğal
karşılamalısınız. Ancak bu beklentilere cevap veremediğinizde
çevrenizin gözünde değerinizin düşeceği duygusuna kapılmanız
yanlıştır.
ü
Sınavlarda zamanınızın yetmeyeceği endişesini bir kenara
bırakınız. Her sınavda soruları cevaplamanıza yetecek zaman
verilmektedir. Eğer zamanınızı kullanmakla ilgili sıkıntılarınız
varsa bu konuda bolca pratik yaparak ve sınavda dikkat edilecek
kurallara uyarak bu eksikliğinizi giderebilirsiniz.
ü
Dikkatinizin sınav boyunca kesilmemesi mümkün değildir. Zaman
zaman zihninizin dağıldığını hissederseniz, soruları tekrar
tekrar okuma gereği duymaya başlarsınız. Bu durumda bir süre
kalemi bırakın, gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın.
10-15 saniyelik bir dinlenme egzersizi sınava tekrar dikkatinizi
vermenizi sağlayacaktır.
ü
Ders çalışma şeklinizi gözden geçirerek doğru çalışma
alışkanlıklarınızın olup olmadığına bakın. Verimli çalışma
yollarını uygulamanız başarınızı arttıracaktır.
ü
Sınavınızın iyi geçmemesi durumunda neler yapacağınızı önceden
planlayın.
ANNE BABAYA ÖNERİLER
ü
Çocuk onu kaygılandıran şey hakkında açıkça konuşmaya teşvik
edilebilir. anne baba kendilerini kaygılarından sorunlarla nasıl
başa çıktıklarını çocuğa anlatabilir.çaresizlik kaygının temel
nedenlerinden biridir. En zor problemlerin bile çözümü olduğunu
ü
bilmek bu çaresizlik duygusunu yok etmek için iyi bir adı
olabilir.
ü
Konuşması asla bölünmemeli ve onun adına konuşulmamalıdır.
Söylediği ve hissettiği şeyler için asla sorgulanmamalıdır. ‘’bu
şekilde hissetmemelisin’’ denilerek duyguları düzeltilmeye
alışılmamalıdır.
ü
Çocuğun alıştığı çevre koşullarının ortadan kalkması, olumsuz
bir şeylerin beklentisi ya da belirsizlik kaygılanmasına neden
olabilmektedir. Bu nedenle ister evde ister okulda olsun çocuğun
kestiremeyeceği tutum farklılıkları, sürekli olumsuz eleştiri ve
ceza tehdidi gibi görünen tehlikeler ve belirsizliğe izin
verilmemeli, kendini güvende hissetmesi için çaba sarf
edilmemelidir. Çocuğun çevresine ilişkin olumsuz algısı
kaygısını yükseltirken, güven verici algılanılan çevre kaygıyı
azaltabilmektedir. Çocuğun kendine huzur veren insanlarla vakit
geçirmesine, kaygılandıran, tedirgin eden insanlardan uzak
durmasına dikkat edilmelidir. Böylece çocuğun başkalarının
olumsuz telkinleriyle kaygıya kapılması ya da kaygısının daha da
artması bir dereceye kadar engellenebilir.
ü
Kaygıyı hiç duymama ya da ok hafif hisseme insanı çabasız
kılabilir ve onun üretken olmasını engeller. Çok şiddetli kaygı
ise kişinin fonksiyonlarını bozar ve çaresiz kılabilir. Oysa
kaygının bireyi yaratıcı ve üretken kılması da mümkündür.
Kaygının yapabilme gücünü arttırdığı, kaygısız bir girişimin
başarı şansının düşük olduğu unutulmamalıdır. Bu ancak kaygıyı
anlamak ve onu kontrol altına alabilmek ile mümkün olabilir.
ü
Aile içi beklentiler doğru davranışlar olduğu zaman güçlü bir
motivasyon oluştururlar. Hiç beklentinin olmaması da çocuğun
motivasyonunu düşürür. Ancak beklentilerin her sonuca açık
ölçüde olması, kıyaslamalardan uzak olması ve çocuğun
başarısına odaklı olması güç verici motivasyon yaratmaktadır.
ü
Çocuğa, sınavın kişiliğini değerlendiren bir ölçü olduğu
mesajını vermekten sakınmalıdır. Kazanmak kadar kaybetmenin de
hayatın bir parçası olduğu vurgulanmalıdır.
ü
Sınav kaygısı yüksek olan bireyler herhangi bir sınav yada
değerlendirme durumunda öz varlığının tehdit edildiği korkusuna
kapılırlar. Yalnızca sınavda değil, grup içinde konuşma, soru
sorma, sorulara cevap verme ve tartışmalara katılma, yüksek
sesle okuma vb. etkinliklerde korkulu, sinirli ve heyecanlı
olurlar. Bu bireylerin kendilerine dönük olumsuz düşünceleri
dikkatlerinin kolayca dağılmasına neden olur.
ü
Olumsuz yanları kadar olumlu yanlarını da görmek çocuğun da
kendisine böyle bakmasını kolaylaştırır. Olumlu düşünce
başarının, olumsuz düşünce de başarısızlığın artma şansı
unutulmadan pozitif
ü
düşünmenin yararları aile tarafından çocuğa hissettirilebilir.
ü
Aileler sınav endeksli eğitim karşısında çaresiz
kalmaktadırlar. Bu yolun doğru olmadığını bilen aileler bile
sonuçta çocuklarını sınava hazırlamayarak onun geleceğini
tehlikeye atmanın sorumluluğu nedeniyle aynı kulvara girmek
zorunda kalmaktadır.
ü
Aile çocukları için yaptıklarını bir yükümlülük haline sokmak
yerine geleceğin onların sorumluluğu olduğunu söyleyerek uyarı
görevini yerine getirseler daha iyi bir destek sağlayabilirler.
Çünkü anne babaların yüksek bir beklenti ve kaygıyla başarı
beklemeleri çocukların stresini arttırarak başarıya yönelik
performansı düşürmektedir. Çocukların her güçlüğünü çözmeyi
kendi sorumluluğu sanan anne babalar aslında çocukların sorun
çözme gücünü engellemektedirler. Sonra da çocukları hiçbir
sorunu çözemediğinden yakınmakta ancak kendi yanlışlarını
görememektedirler.
ü
ü
Sınav öncesinde beklentilerin önceliği düzenlenmelidir. En çok
strese yol açan beklentiler aile beklentileridir. Öğrenci
bilişsel ve duygusal olarak da aileye karşı sorumluluk
hissetmektedir. Bu elbette doğru bir sorumluluktur ancak bu
sorumluluğun dozunu yükseltip, kazanamazsam ailemin yüzüne nasıl
bakarım gibi bir kaygı stresi arttırır. Bu yüzden beklentiler
yeniden düzenlenmelidir. Öncelikli sorumluluk öğrencinin kendine
karşı sorumluluğudur. Öğrenci önce kendisiyle baş başa durumu
değerlendirmelidir.
ü
Sınav kaygısını yenmenin en önemli yollarından biri
okumaktır.okumak kendine olan güveni arttırdığı için kaygıyı
azaltır. Anne babanın çocuğun okuma davranışını kazanmasında
birinci derecede model olarak önemli bir etkisi vardır.
KAYNAKÇA
CANTER Lee: Çocuğunuzun Ders Çalışması Gerekiyorsa HVB
Yayıncılık
ÖZDAŞ: ÖSS Rehber
YILDIRIM Ramazan: Öğrenmeyi Öğrenmek Sistem Yayıncılık
BALTAŞ Acar: Üstün Başarı, Başarı Yayıncılık

|