|
Tedavisi kolay olmasına ve sıkça
rastlanmasına rağmen pek çok anne doğum sonrası
depresyonu geçiştirmeye çalışır.
Doğum öncesi sıkıntılar yetiyormuş
gibi, bir de sonrası var. Üstelik işin kötü yanı,
bunun bebekleri de etkilemesi. Cambridge
Üniversitesi'nce yapılan bir araştırmaya göre, doğum
sonrası depresyon sadece anneleri değil, bebekleri
de etkiliyor. Hatta bebekler o kadar depresif
olabiliyormuş ki, bu durum çocukluklarını, hatta blu
çağını bile etkileyebiliyormuş.
Aslında bu sıkıntıların önlenmesi mümkün. Araştırma
gösteriyor ki, anti-depresan, terapi ve sağlıklı bir
diyet birlikte uygulandıklarında, depresyonu 6 ay
içerisinde iyileştirebiliyorlar.
Doğum sonrası
depresyon nedir?
Her altı kadından biri, doğum sonrasında depresyon
yaşıyor. Ancak kadınların dörtte üçü, bu durumu
kimseye bahsetmeden geçiştirmeye çalışıyor.
Bu durum, bebeğin doğumunu takip eden 3-4 günde
yaşanan, 'annelik hüznü' de denilen mutsuz
dönemle karıştırılmamalı. Doğum sonrası depresyon,
doğumdan sonraki ikinci haftada ya da ilk aylarda
görülen daha ciddi bir durumdur. Genellikle yavaş
gelişir. Bu nedenle teşhisi zordur.
Doğum sonrası
depresyonla annelik hüznü arasındaki farklar
nelerdir?
Annelik hüznü bebeğin doğduğu ilk haftada görülür ve
birkaç günde geçer. Anne melankolik hisseder ve
ağlama krizleri geçirebilir.
Bu melankolinin sebebinin ani hormonal
değişikliklere bağlı olduğu sanılmaktadır. Eğer bu
semptomlar bir aydan daha uzun bir süre devam
ederse, o zaman bir uzmana görünmekte fayda vardır.
Doğum sonrası
depresyonun sebepleri nelerdir?
Nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, biyolojik,
psikolojik ve sosyal faktörlerin önemli rol oynadığı
sanılmaktadır. Uzmanlar, daha önce depresyon
yuaşamış kadınların bu durumdan etkilenme
olasılığının daha fazla olduğunu belirtmektedirler.
Bazı araştırmalara göre, doğum sonrası depresyonun
sebebi, doğumdan sonra östrojen ve progesteron
hormonlarının aniden azalmasıdır. Hamilelik
sırasında iyice yükselen hormon seviyeleri, doğum
olduktan ve plasenta yokolduktan sonra normale iner.
Bilim adamları, hormonlardaki bu ani değişikliklerin
beyinde kimyasal bir dengesizliğe sebep olduğunu ve
bunun sonucunda da depresyon durumunun ortaya
çıktığını düşünmektedirler.
Psikologlar ise, psikolojik birtakım durumların
bunda etkili olabileceğini varsayarlar. Duruma sebep
olan şeyi kesin bir şekilde söylemek mümkün olmasa
da, yalnızlık ve geçmişten gelen halledilmemiş
sorunların depresyonun oluşmasından rol
oynayabileceği kanısı hakim. Geçmişte yaşanmış aile
içi sorunlar, aileden birinin ölümü, daha önce
yaşanmış bir düşük gibi durumlar depresyona sebep
olabilir. Önemli olan nokta şu: Doğum sonrası
depresyonun kaynağı tek bir sebebe dayandırılamaz.
Her kadının kendi kişisel nedenleri ve kendi
hayatına dair birttakım durumlar ve bunlardan
kaynaklı yaşadığı sıkıntılar vardır. Depresyon,
bunların hepsinin toplamının bir sonucudur.
|